Su, tüm canlıların gelişiminde çok büyük bir öneme sahiptir. Bu kadar önemli olmasının yanında en çok unuttuğumuz ve göz ardı ettiğimiz de odur. Susadıkça su içmek yeterli gibi gelse de durum böyle değildir. Hareket seviyemizin az olduğu bir günde vücudumuz çok fazla susuzluk çekmeyebilir ama suya halen ihtiyacı vardır. Peki su içme alışkanlığı nasıl kazanılır?

Su İçmek Neden Önemlidir?

Öncelikle sadece su içerek vücudumuzun birçok riskten, doğal bir şekilde korunduğunu bilmeliyiz. Acıbadem Hastanesi’nin yayınladığı makaleye göre suyun öneminden şu şekilde bahsedebiliriz:

  • Yorgunluğu önler. Susuz kalan vücutta zihinsel faaliyetler sekteye uğrar. Aktif bir zihin için yeterli miktarda su içmek çok önemlidir.
  • Cilt hastalıklarının oluşumunu engeller. Susuz kalan vücudun esnekliği azalır. Egzama, kuruluk, saç kırılmaları, saç dökülmesi, ciltte çatlamalar ve kanamalar görülebilir.
  • Bağırsak hareketliliğini artırır. Su ile beraber lifli besinlerin tüketilmesi sindirim sisteminin aktif kalmasına yardımcı olur. Su tüketiminin yetersiz olması kabızlığı da beraberinde getirir. 
  • Ağız kokusunu engeller. Su içmek tükürük salgısının artmasıyla beraber ağız içinin temizlenmesine yardımcı olur.
  • Toksinleri vücuttan atar. Yeterli su içilmediği takdirde böbrek taşı ve karaciğer hastalıkları meydana gelebilir.
  • Reflü ve gastriti önler. Yeterli su içerek mide asidinin yemek borusuna olan zararları engellenebilir.

Vücudumuzun Susuz Kaldığını Nasıl Anlarız?

Vücudumuzun susuz kalmasının sebebi yalnızca terlememiz, idrar yapmamız ya da su içmememiz değildir. Kullandığımız ilaçlar ya da birtakım rahatsızlıklarımız da vücudumuzun susuz kalmasına yol açabilir. Peki vücudumuzun susuz kaldığını nasıl anlarız? Dehidrasyon vücudumuzda nelere sebep olur?

Hafif ve orta dereceli susuzluk belirtileri arasında ağızda kuruluk, uyku hali, kabızlık, baş dönmesi, baş ağrısı, yorgunluk, ciltte kuruluk, koyu renkte idrar, ağız kokusu ve solgun cilt yer almaktadır. 

Şiddetli derecede susuzluk belirtileri arasında ise sinirlilik, göz batması, göz kuruluğu, gözyaşı azalması, kan basıncında azalma, kalp atım hızında artış, nefes almada artış, ateş, idrarda azalma ya da hiç olmama ve koyu renkte idrar görülür. Vücudumuzu susuz bırakmaya devam etmemiz ile bu belirtiler ciddileşebilir. 

Su İçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Günlük tüketilmesi gereken su miktarı kişinin fiziksel aktivite yoğunluğuna, boyuna, kilosuna, yaşına, cinsiyetine veya hava şartlarına bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Az su içmek kadar çok su içmek de vücudumuza zarar verebilmektedir. Vücudumuz ihtiyacı olan suyu karşıladığına ya da karşılayamadığına dair sinyalleri bize zaten veriyor olacaktır. 

  • Su içmek için susama duygusunun gelmesi beklememeliyiz.
  • Günlük içmemiz gereken miktarı bir anda değil, periyotlar halinde tüketmeliyiz.
  • İçtiğimizin suyun taze olduğuna dikkat etmeliyiz.
  • Az ya da çok değil, yeterli miktarda içmeliyiz.

Su İçme Alışkanlığı Kazanmanın Yolları Nelerdir?

Susuz kalma belirtileri ortaya çıktığında aklımıza ilk gelen böyle bir alışkanlığımızın oluşmamış olmasıdır. Su içmeyi bir zorunluluk olarak görebiliriz, diğer yandan alışkanlık haline de getirebiliriz. Su içme alışkanlığı kazanmak da sanıldığı gibi zor değildir. 

  • Güne birkaç yudum su ile başlamak vücudumuzun suya ihtiyacı olduğunu anlamasına yardımcı olur ve bizi su içmeye teşvik eder.
  • Elimizin altında her daim su bulunması çok kolay bir hatırlatıcı yöntemdir.
  • Yemek sırasında su içmek hem ihtiyacımızı karşılar hem de gereksiz kalori almamızın önüne geçer.
  • Su tüketimimizi takip ederek içmemiz gereken su miktarına hedefler koyabiliriz.
  • Bardağımızdaki ya da şişemizdeki su bittiyse hemen tekrar doldurarak su içmemiz gerektiğini kendimize hatırlatabiliriz.
  • Suyun tadı hoşumuza gitmiyorsa içerisine aroma verici özelliği olan salatalık, nane yaprağı gibi öğeler ekleyebiliriz.

Günlük Su Tüketim Aralığınızı Biliyor Musunuz?

Günlük su tüketim aralığımızı bilmiyorsak kilo x 0,03 formülü ile günlük ne kadar su tüketmemiz gerektiği bilgisine ulaşabiliriz. Bunun için geliştirilmiş hesaplayıcıları kullanarak da öğrenebiliriz.